Boşanma ve Çocuk Psikolojisi

Boşanma ve çocuk psikolojisi - anne baba ayrılığının çocuklara etkisi
Boşanma sürecinin çocuklar üzerindeki psikolojik hasarını etkileyen en önemli faktör boşanmdan ziyade ebeveynlerin bu süreçteki davranışlarıdır.

Boşanma ve Çocuk Psikolojisi Üzerine Öneriler 

Boşanma ve çocuk psikolojisi, son zamanlarda insanlar tarafından en çok merak edilen ve araştırılan meseleler arasında yerini aldığını görmekteyiz. Bu konunun bu kadar önemli olmasının arka planında boşanmanın sadece eşler arasında gerçekleşen bir ayrılık olmamasıdır. Madalyonun öbür yüzünde çocuklar yer almaktadır. Anne ve babanın boşanması; çocukların ruhsal durumunu, onların hayata karşı güven duygularını ve aile ilişkinlerini etkileyen bir öneme sahiptir. Ancak; anne ve babanın bu süreçteki davranışları ve çocuklarla kurdukları ilişkilere bağlı olarak her çocuğun bu süreçten ruhsal olarak etkilenme şekli ve düzeyi farklılık göstermektedir.  

 

Boşanma Süreci ve Çocukların Psikolojisi

  

Anne ve babanın boşanma sürecinde çocukların bu durumdan psikolojik olarak etkilenme durumu oldukça hassas bir tabloya işaret etmektedir.   

Fakat; çocukların içinde bulundukları yaş durumu ve kişilik örüntüleri bu sürece farklı tepkiler göstermelerine zemin hazırlayabilir.   

Sıklıkla rastlanan problem alanları şunlardır:  

• Güvensizlik ve kaygı: Bu süreçte çocuklar, anne ve babasını kaybetme düşüncesi ve korkusu geliştirebilir.   

• Çocukların kendini suçlaması: Daha küçük yaş dilimindeki çocuklar boşanmadan kendilerini sorumlu tutabilirler. “Ben iyi bir çocuk olmadığım için anne ve babam boşandı.” düşüncesine sahip olabilirler.   

• Davranış problemleri: Çocuklar, bu süreçte ve bu süreçten sonra uyku ve yeme problemleri, şiddet içerikli davranışlar, öfke patlamaları ve kendi içine çekilme, kapanma gibi davranışlar gösterebilirler.   

• Akademik problemler ve ders başarısında düşüş: Boşanma süreci çocuklarda akademik anlamda da olumsuzlukları beraberinde getirebilir. Derslerde dikkat dağınıklığı görülebilir ve aynı zamanda derslere olan ilginin de azalmaya başladığını söylemek mümkün.   

Boşanma ve çocuk psikolojisi ilişkisinde çocuklarda hasarı etkileyen en önemli faktörün boşanmadan ziyade ebeveynlerin bu süreçteki davranışları, iletişim biçimleri ve süreci yönetme becerileriyle daha çok ilintili olduğunu söylemek mümkün.  

Çocuklar Boşanmayı Nasıl Yaşar?  

Boşanma ve çocuk psikolojisi ilişkisi, çocuğun yaşına, gelişim dönemine ve ebeveyn tutumlarına göre değişiklik gösterir. Her yaş düzeyi boşanmayı farklı şekilde deneyimler:  

  • Okul öncesi dönemdeki çocuklar (0-6 yaş): Boşanma durumunu anlamlandırmada zorlanırlar ve ayrılık anksiyetesini yoğun bir şekilde yaşarlar.   
  • İlkokul dönemindeki çocuklar (7-12 yaş): Bu dönemdeki çocuklar boşanmadan kendini sorumlu tutup suçluluk duygusu yaşayabilir ve anne babayı tekrar bir araya getirme düşüncelerine sahip olabilir.   
  • Ergenlik Dönemindeki Çocuklar (13-18 yaş): Ebeveynlerin ayrılığıyla beraber bu dönemdeki çocuklarda öfke nöbetleri, agresyon, sosyal izolasyon ve içe kapanma davranışları görülebilir.  

Bundan dolayı süreç içerisinde kurulacak sağlıklı bir iletişimle beraber bu dönemdeki çocuklar bu süreci daha az sancıyla atlatabilir.   

Boşanmadan Sonra Çocuklarda Görülen Problemler  

Ebeveynlerin boşanmasından sonra çocuklarda birden fazla alanda farklı problemler görülebilir. Akademik başarıda düşüş, şiddet eğilimli davranışlar, özgüvensiz hissetme, sosyalleşme problemleri, depresif eğilimli davranışlar boşanma ve çocuk psikolojisi açısından sık karşılaşılan etkiler arasında yer alabilir.

Boşanma sürecinden sonra anne ve babalar çocuklarını iyi gözlemlemeli. Onların yaşadığı ruhsal bunaltılara yabancı kalmamalı.   

Problemlerin fark edilmesi ve erken dönemde müdahale edilmesi oldukça önem arz etmektedir.   

Boşanma Sürecinde Anne-Baba Tutumunun Önemi  

Boşanma sürecinden sonra oluşan duruma çocukların uyum sağlamaları noktasında anne ve babanın tavrı boşanma ve çocuk psikolojisi açısından kritik bir öneme sahiptir.   

Bu çerçevede çocukları psikolojik olarak koruma noktasında şu hususlara dikkat etmekte yarar var:  

1.Açık bir iletişim dili kullanmak: 

Çocuğun içinde bulunduğu yaş aralığını göz önünde bulundurarak açık ve anlaşılır kelimelerle boşanma sürecini anlatmak.   

2. Çocukları taraf yapmamak:   

Boşanma sürecinden sonra çocukları anne baba arasında seçim yapmaya zorlamamak.  

3. Ebeveynlerin erişilir olması:   

Çocuğun, özellikle anne veya babaya erişiminin kolay olması ve planlanması gerekmektedir.   

4. Düzenin ve rutinlerin korunması:   

Çocuğun her iki ebeveynle de ayrı ayrı rutinlerinin ve düzeninin korunması önemlidir.   

5. Psikolojik desteğin alınması:   

Boşanma sürecinin çocuğa anlatılması ve bu süreçte çocuğun psikolojik destek alması oldukça önemlidir.   

Çocuk psikoloğuyla bu sürecin planlaması yapılabilir ve çocuğun en az ruhsal hasarla süreci atlatması önemlidir.   

Çocuk Psikolojisini Korumak ve Desteklemek İçin Öneriler  

  • Çocuğun, sıklıkla sevildiğini hissetmesi adına bunu dillendirmek ve hissettirmek. 
  • Boşanmadan sonra planlı ve düzenli görüşme planları yapmak.   
  • Bu süreçte sık sık çocuğun duygularını ifade etmesine olanak sağlamak.   
  • Boşanma sonrası bir ilişki veya evlilik durumunda çocuğu sürecin bir parçası olarak görmek ve onun uyum sürecine destek olmak.   

Sonuç 

Boşanma ve çocuk psikolojisi, ebeveynlerin hassasiyetle ele alması gereken ve görmezden gelmemeleri gereken önemli bir konudur.   

Boşanmadan sonra çocukta birtakım davranış problemlerinin görülmesi doğaldır. Ancak; ebeveynlerin sürece olan olumlu katkıları, doğru tutumları ve bir çocuk psikoloğuyla süreci desteklemeleri çocuğun kolay bir şekilde duruma uyum sağlamasına kapı aralar.   

Boşanmadan sonra çocuğun ayrı ayrı iki ebeveyniyle sağlıklı ilişkiler içinde olması çocuğu güvende hissettirecektir.  

Boşanma zor ve acı bir durum olabilir. Ancak; anne ve baba gerekli sorumlulukları alarak çocuğu sağlıklı bir geleceğe güvenle hazırlayabilir.  

Unutulmamalıdır ki boşanma, her ne kadar zor bir deneyim olsa da çocuğun psikolojik sağlığı korunarak, geleceğe güvenle hazırlanmaları mümkündür. 

NOT: Bu makale ve sitemizdeki diğer tüm içerikler bilgilendirme amacı ile hazırlanmıştır. Tıbbi bir tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sitedeki bilgiler ışığında bir ilaç tedavisine başlanması veya sonlandırılması kesinlikle önerilmez. Tanı ve tedavi gerektiren durumlar için mutlaka bir tıp hekimine başvurunuz. Bu makale ve sitemizdeki diğer tüm içerikler Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına aykırı sayılabilecek ilan ve reklam yapma amacı taşımamaktadır.

 

 

Van Psikolog, Evlilik Danışmanı Van, Van Evlilik Terapisti, Klinik Psikolog Van, Van Evlilik Terapisti, Psikolog Van, Uzman Psikolog Van, Psikolojik Danışma Merkezi Van, Bireysel Danışma Van, Van Aile Terapisti, Aile Danışmanı VanVan psikoloji

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Diğer Makaleler