Yas Süreci Nedir, Psikolojik Etkileri Nelerdir ve Nasıl Sağlıklı Atlatabiliriz?
Yas süreci, insanoğlunun hayatında deneyimlediği en zorlayıcı ve acı dönemlerden birisidir. Aynı zamanda insan yaşamının doğal bir parçası olduğunu söyleyebiliriz.
Yas süreci birden fazla surette kendisini gösterir. Bir insanın vefatı, iş kaybı, duygusal ve sosyal ilişkilerdeki ayrılıklar bu sürecin yaşanmasına zemin hazırlayabilir.
Her insanının hayatındaki kayıplara karşı gösterdiği tepkiler farklılık gösterir. Öznel bir deneyim olarak herkesin acıyı yaşama şekli farklıdır.
Ancak; en temelde yas sürecinin iyileşmeye ve kabullenmeye giden yolun kaldırım taşları olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Yas Nedir?
Yas, bireyin hayatındaki kayıplara karşı verdiği duygusal tepkilerdir. Yas sürecini insanlar çoğunlukla sadece ölümle eşdeğer tutarlar. Ancak; insan hayatındaki farklı kategorilerde meydana gelen kayıp türleri de bazen bu süreci başlatır. Bu dönem kendi içinde birden fazla duyguyu barındıran kompleks bir dönemin tablosudur. Birey, kayıp duygusuyla üzüntü, öfke veya pişmanlık duygularını bazen aynı süreçte deneyimler.
Yas Evreleri
Bu alanda oldukça önemli çalışmalar gerçekleştiren Elisabeth Kübler-Ross yası, evrelere ayırarak bu dönemin daha açık olmasını sağlamıştır.
1. İnkâr Evresi
Birey kayıpla beraber en başta bu durumu kabullenemez. En belirleyici duygu bu evrede kabullenememektir.
2. Öfke Evresi
Kayıpla beraber birey öfke duygusunu yoğun bir şekilde hisseder. Bu duyguyu kendisine, çevresine veya hayatından giden kişiye yöneltir.
3. Pazarlık Evresi
Birey bu dönemde kayba ilişkin kafasında farklı düşünceleri barındırma sürecine girer.
4. Depresyon Evresi
Yas sürecinde bu evre kişinin kayıpla yüzleşmesini ve bu yüzleşmeye maruz kalmasıyla beraber üzüntü duygusunu çok yoğun olarak deneyimlemesini içerir.
5. Kabullenme Evresi
Zaman ilerledikçe artık kayıp kabullenilmeye başlanır ve yaşamı yeniden anlamlandırma süreci başlar.
Yukarıdaki evreler her insan için aynı şekilde değildir.
Yas sürecinde evreler daha kısa yaşanabilir veya bazı evreler daha uzun da sürebilir.
Yasın İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkisi
Yasla beraber çoğu bireyde bazı ruhsal semptomların ortaya çıkması mümkündür.
Hayattan zevk ve tat alamama, iştah kaybı, uykusuzluk, sürekli üzüntü hali, öfke nöbetleri ve anksiyete gibi semptomlar görülebilir.
Bu belirtilerin yanında bazen bedensel ağrılar, şiddetli kalp çarpıntıları, kronik yorgunluk ve mide sorunları da olur.
Yas döneminin sağlıklı bir şekilde atlatılması için şu hususlara dikkat etmekte fayda var:
• Duyguları yok saymamak ve bastırmamak: Bireyin duygularını yaşaması. Örneğin ağlaması, üzülmesi veya öfkelenmesi iyileşmeye giden yolun bir parçasıdır.
• Yalnız kalmamak: Sosyal çevreden uzak kalmamak. En yakınlarla duyguların paylaşılması.
• İyileşme için sabırlı olmak: Yas süreci için altı aya kadar duyguların yaşanması normaldir. Ancak altıncı aydan sonra patolojik yas süreci başlar ve kişinin profesyonel destek alması önem arz eder.
• Bireyin kendini ihmal etmemesi: Beslenme, spor, uyku gibi yaşamsal işlevlerini yerine getirmek psikolojik iyi hissetme halini de olumlu etkileyecektir.
• Anılara ve duygulara gitmek: Bireyin, hayatından giden kişiyle ilgili anılara gitmesi ve onları hatırlayarak duygularını açığa çıkarması ruhsal iyileşme haline olumlu katkı sağlayacaktır.
Profesyonel Destek Ne Zaman Gereklidir?
Kayıp durumunun niteliğine göre bazı yas süreçleri daha sancılı ve ağır bir tabloda gerçekleşebiliyor.
Kayıptan sonra geride kalan birey yaşamsal adaptasyonunu ve işlevselliğini yerine getiremiyorsa, majör depresyon boyutunda bir sürecin içindeyse ve intihar fikirleri zihnine hücum ediyorsa hemen bir uzman klinik psikologdan veya psikiyatristten destek alma yoluna başvurmalıdır.
Böylece profesyonel destekle birey yas sürecine yönelik duygularını anlamlandırır. Ardından, hayata yeniden adapte olup yeni bir hayat inşa edebilir.
Sonuç
Yas durumunu insanoğlunun hayatının doğal bir parçası olarak görebiliriz. Kayıptan sonra yaşanan duygular çok acı ve dayanılmaz bir şiddette olsa da bu acıların geçmeye ve hafiflemeye muktedir olduğunu söylememiz mümkündür. Sonrasında kabullenmeyle beraber iyileşmenin ve hayata katılmanın olası olduğunu söyleyebiliriz. Buradaki en önemli nokta, duyguları bastırma yolunu seçmeyip kendimize sabırla ve şefkatle yaklaşıp zaman tanımaktır.


