Anksiyete ile Başa Çıkma: Nedenleri, Belirtileri ve Kaygıyı Azaltmanın Etkili Yolları
Anksiyete nasıl geçer sorusu, günlük yaşantımızda oldukça sık karşılaştığımız ve çokça araştırılan konulardan bir tanesidir. Günlük hayattaki stres döngüsü, geleceğe yönelik belirsizlik ve hızlı akan hayatın temposu çoğu insanda kaygı seviyesini arttırmaktadır. Fakat tüm bu olumsuz durumlara rağmen doğru teknik ve yöntemler sayesinde anksiyete tedavisi mümkün hale gelmektedir. Uygulanan yerinde yöntemlerle bireyin psikolojik anlamda tekrar dengeye gelmesi ve dengeli bir ruhsal kimliğe erişmesi mümkündür.
Anksiyete tamamıyla yok edilmesi amaçlanan bir durum olmamalıdır. Bunun aksine bireyin bu durumu yönetme becerisine sahip olması amaçlanmalıdır. Çünkü patolojik seviyeye ulaşmayan ve günlük yaşamsal işlevlerimizi aksatmayan makul bir kaygı seviyesi bizi hayatta diri tutar. Bir sınava hazırlanırken seviyeli bir kaygı bizi çalışmaya motive eder veya tehlikeli yer ve durumlar söz konusu olduğunda daha ihtiyatlı olmamızı sağlayarak bedensel ve ruhsal bütünlüğümüzü korumamıza yardımcı olur.
Anksiyete Nasıl Geçer: Nedenlerini Anlamak
Anksiyete nedir sorusuna; geleceğe ilişkin yüksek düzeyde endişe ve kaygı durumu olarak ifade edilebilir. Kaygı ve endişenin herkes için yaşanması muhtemel bir durum olduğu gerçeğini es geçmemek gerekir. Fakat burada ayırt edici nokta sürekliliğe dönüşmemesi gerçeğidir. Çünkü kronik bir hale dönüşen kaygı bireyi yapacaklarından alıkoymaya başlar ve ona zarar verir.
Anksiyete neden olur sorusu çok farklı cevaplarla cevaplanabilir. Bireyin genetik mirası bu duruma zemin hazırlayabilir. Yani stresli bir anne ve baba varsa haliyle bunun çocuğa geçmesi de olasıdır. Hamilelik süreciyle başlayan oluş hikayesi annenin ruh halinden beslenmeyi de mümkün kılıyor. Dolayısıyla annenin ruh hali çocuğa sirayet etmeye başlar. Bunun yanısıra stres içerikli yaşam olayları, travmatik yaşantılar kaygıyı daha fazla besleyen ve oluşumuna hizmet eden ana nedendir. Günümüzde çevresel faktörlü kaygı hikayeleri oransal olarak daha fazla bir yüzdeliğe sahiptir. Genetik materyalin tek başına belirleyici olma şansının azaldığını görülür. Ana eksende bireyin aile hikayesi yani anne ve babayla geçirilen yaşantı ve dış çevreden maruz kalınan travmatik olaylar yer alır.
Stres ve Günlük Yaşam Baskısı
Yoğun bir şekilde süren iş temposu ve günlük hayattaki sorumluluklar silsilesi insanlarda anksiyete belirtileri olarak kendini gösterir. 21. yüzyılın insana dikte ettiği yaşam anlayışı beraberinde ruhsal patolojileri de getirmektedir. Hayatta kalmak ve bununla beraber bir konfor alanı yaratma telaşı insanlara bedensel ve ruhsal gücünün çok üstünde bir yük yüklemektedir. Zaman içinde bu ruhsal zorlantılar depresyon, anksiyete gibi psikolojik problemlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Geçmiş Travmalar
Bireylerin hayatta maruz kaldığı kötü deneyimler ve yaşantılar geleceğe yönelik kaygı duymalarına neden olur. Ruhsal anlamda yaşanılan travmaların izleri şimdiyi ve geleceği olumsuz anlamda etkilemektedir.
Düşünce Alışkanlıkları
Ne düşündüğümüz ve nasıl düşündüğümüz ne hissedeceğimizi de belirler. Dolayısıyla sürekli olarak zihnimizi en kötü senaryoda tutmak ve zihnimizi ona maruz bırakmak yani aşırı düşünme (overthinking) halinde olma durumu kaygıyı arttıran önemli dinamiklerden birisidir.
Anksiyete Belirtileri Nelerdir?
Anksiyete belirtileri her insanda farklı şekilde kendini gösterir. Bireyin sahip olduğu yaşam hikayesi ve hassasiyetleri çerçevesinde bu semptomların görüldüğünü söylememiz mümkün. Yani kişi birtakım hastalıklara maruz kalmışsa ve bedensel olarak ciddi sıkıntılar geçirmişse kaygı semptomlarını bedensel olarak hissedebilir.
Ancak genel anlamda görülen yaygın semptomlar şunlardır:
Fiziksel Belirtiler
Bedensel hassasiyetleri olan kişilerde daha sık gördüğümüz belirtilerdir. Bu kişilerin beden duyumlarına yönelik hassasiyetleri üst seviyededir. Kalp çarpıntısı, terleme, titreme, rahatça nefes alamama gibi semptomlar gözlemleriz. Bu ifade edilen belirtiler anksiyete krizi esnasında pik seviyeye ulaşır.
Zihinsel Belirtiler
Bu bireylerde zihinsel olarak tetikte yaşama hali vardır. Sürekli olarak endişe ve kaygı onlara eşlik eder. Zihinlerindeki kaygı yangını ana odaklanmalarına fırsat vermez. Kontrol etmekte güçlük yaşadıkları olumsuz düşünceler zihinlerini sürekli istila eder. Anksiyete bozukluğu yaşayan bireyler bu zihinsel belirtileri sıklıkla yaşar.
Davranışsal Belirtiler
Bireyin zihni ve bedeni ile olan kaygı çatışması onun sosyal hayata olan entegrasyonunu olumsuz etkiler. Bu bireyler kendi zihinleri ve bedenleriyle uğraşmaktan çevreye odaklanamazlar. Yapacakları işleri ertelemeye ve sosyalleşmekten kaçınmaya başlarlar.
Anksiyete Nasıl Geçer? Etkili Yöntemler
Anksiyete nasıl geçer sorusu sadece bir cevaba sahip değildir. Herkesin anksiyeteyle baş etme adına geliştirdiği birtakım bireysel yöntemleri vardır. Ancak bilimsel anlamda etkinliği kanıtlanmış bazı teknikler ve yöntemler vardır. Bu stratejileri sizler için aşağıda sırayla belirttik.
Nefes Egzersizleri
Bireyin nefes regülasyonunu yapabiliyor olması, kontrollü ve derin bir şekilde nefesini düzenlemesi sinir sistemini dengeye getirir. Bu anksiyete ile başa çıkma yolları içinde başvurulan basit ancak en etkili yollardan birisidir. Bireyin nefesini düzenleyememesi kaygısını daha da şiddetlendirecek bir duruma neden olur. Ancak tam aksi senaryoda bedeni sakinleştirdiğini görürüz.
Düşünceyi Yeniden Yapılandırma
Bireyin düşünce yapısına yönelik farkındalığı bu konuda atılacak temel adımlardan birisidir. Çünkü kişinin negatif düşüncelerinin farkına varması ve bunları alternatif olumlu düşüncelerle değiştirmesi anksiyete tedavisi sürecini pozitif anlamda etkileyecek çok önemli bir başlangıç adımı olacaktır.
Fiziksel Aktivite
Günlük hayatın getirdiği tüm olumsuzluklara rağmen, düzenli bir program dahilinde spor ve egzersiz yapmak, strese yönelik hormonları yatıştırır. Bu aktivite serotonin salgılayarak kişinin ruh halini olumlu yönde etkiler. Bu eylemsellik durumu, anksiyete nasıl geçer sorusuna güçlü bir yanıt sunar.
Anksiyete Krizi Anında Ne Yapmalı?
Anksiyete krizi sürecinde doğru ve yerinde bir müdahale, durumun seyri adına oldukça belirleyici olacaktır. Çünkü basit bir bedensel ve zihinsel müdahale kaygı seviyesini aşağı çekecektir.
Nefese Odaklanın
Kaygının şiddetlendiği ve anksiyete atağının başladığı anlarda nefesi düzenlemek bedeni yatıştırır. Yatışan beden semptomları zihinsel sakinleşmeyi de beraberinde getirir.
Dikkati Başka Yöne Çekin
Kriz anında etraftaki nesnelere odaklanmak ve zihinsel odağı kaygıdan uzaklaştırmak adına önemli bir adım oluşturur. Örneğin nesneleri saymak, renklerini fark etmek gibi.
Kendinizi Güvende Hissettirin
Yollardan bir diğeri de olumlu telkinlerle zihnimizi ve söylemimizi olumlu bir şekilde kontrol altında tutmaya çalışmaktır. Bu durum anksiyete ile başa çıkma adına olumlu bir katkı sağlar kişiye.
Anksiyete Nasıl Geçer? Ne Zaman Uzman Desteği Gerekir?
Eğer anksiyete bozukluğu bireyin günlük işlevselliğini etkileyecek bir boyutta etki ediyorsa bir ruh sağlığı uzmanından destek alınmalıdır. Kaygı hali kronik bir seviyeye ulaştığında, uykusuzluk başladığında ve kişi sosyalleşmekten uzaklaştığında bir psikologdan destek almak fayda sağlar.
İlgili psikiyatr değerlendirmesi ile gerektiğinde psikoterapi ile birlikte ilaç tedavisi de uygulanır. Bu durum anksiyete tedavisi için en etkili müdahale kombinasyonları arasında yer alır.
Sonuç
Özetle, anksiyete nasıl geçer sorusu birden fazla şekilde cevap verebiliriz. Ama en temelde doğru teknik ve yolları uygulamak, hatalı düşünce akışlarını görmek ve bir uzman desteğine başvurmak gerekir. Bazı ruhsam bunalımlardan tek başınıza çıkmak ve üstesinden gelmek zor olabilir. Bunun için psikolog desteği önemli bir alternatif olacaktır.
Şunu unutmamızda yarar var; anksiyete kontrol altına alınması mümkün bir bozukluktur. Sabırlı bir duruş, içgörü, farkındalık ve doğru tekniklerle daha dingin ve daha dengeli bir hayat sürdürmek mümkündür.
Bu sürecin en önemli ayaklarından biri, kişinin kendisine karşı sabırlı ve tahammülkâr olmasıdır. Bir anda mevcut durumdan kurtulmak ve hemen resetlenme beklemek gerçekçi bir beklenti olmayacak. Sabır, zaman ve emek göstererek kaygıdan kurtulabileceğinizi unutmamanız gerekir.


