Güvenli, Kaygılı, Kaçıngan ve Korkulu Bağlanma Stilleri ve Özellikleri
Bağlanma stilleri nedir konusu, son dönemlerde ilişki ve psikoloji alanlarına ilgisi olanların sıkça araştırdığı ve bilgi edinmeye çalıştığı konuların başında geliyor. İlişki içerisinde partnerlerin neden böyle davranışlar sergilediği, bazı ilişkilerin mutluluk içinde devam ettiği görülürken bazılarının neden kaos ve mutsuzlukla zorlayıcı bir boyutta devam ettiğini anlamak için bağlanma stilleri kavramına bakmak gerekiyor.
En temelde ilk bakım verenlerimizle kurmuş olduğumuz ilişki, yani ebeveynlerimizle olan ilişkimiz bağlanma stilleri kavramının zeminini oluşturur. Nitekim yetişkinlik yaşamındaki ilişki kurma biçimimiz buradan almış olduğumuz örüntüyle şekillenir. Nihayetinde ilişkilerde hangi pozisyonda konumlanacağımız ve nasıl bir ilişki kuracağımızın prototipi buradan şekillenir.
Nasıl Oluşur?
Bağlanma stilleri nasıl oluşur sorusunun cevapları çocukluk yaşantımızda saklıdır. Bebeklik dönemi ve erken çocukluk sürecinde anne ve babayla kurulan ilişki, dış dünyayı tehdit edici veya güvenlikli bir yer olarak algılamamızda hatırı sayılır bir yeri vardır. Çocukluk yaşantısındaki deneyimler dünyayla ve insanlarla kuracağımız ilişki örüntüsünün temasını belirler.
Bu temanın rengi güven veya güvensizlik olabilmektedir. Çocuğun ihtiyaç duyduğu zamanlarda bakım verenler onun sevgi ve ilgi ihtiyaçlarını karşılıyorsa çocukta güvenli bağlanma stili gerçekleşir. Çünkü çocuk; anne ve baba tarafından ihtiyaçları görülen ve bu ihtiyaçların giderildiği bir ortamın içinde büyür. Çocuğun fizyolojik ve ruhsal ihtiyaçlarının tedarik edilmesi onun bağlanma stilini olumlu şekilde etkileyecektir. Bunun yanı sıra, ihmal edilen, ihtiyaçlarına kör kalınan, tutarsız ve kontrol eksenli bir ebeveyn ilişkisi ise güvensiz veya kaçıngan bağlanma türleri hikayelerini de karşımıza çıkarır.
Ebeveyn Tutumlarının Etkisi
Anne ve babanın çocuğa karşı kapsayıcı olması, sevgi, ilgi, şefkat göstermesi ve tutarlı olması çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlar. Bu durum bağlanma stilleri içinde sağlıklı bir zemine hazırlık yapar. Çocuk, ebeveynlerinin ona hissettirdiği duygular ve davranışlarla kendini güvende hisseder. Çocuğa gösterilen bu duygu ve davranış kombinasyonu onun güvenli bir bağlanma stili geliştirmesine olanak sağlar.
Çocukluk Deneyimleri
Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi ebeveynlerle olan ilişki bağlanmanın zeminin oluşturur. Bebeklik ve erken çocukluk sürecinde yaşanan travmatik deneyimler veya duygusal anlamdaki mahrumiyetler sonraki yaşlarda bağlanma problemleri olarak kendini gösterir. Bu tablonun aksine sevgi, ilgi ve şefkat ekseninde gelişecek ilişki ise sağlıklı bir bağlanmaya kapı aralar.
Bağlanma Stilleri Nelerdir?
Psikoloji literatüründe genel anlamda tanımlanan dört tane bağlanma stili vardır. Tanımlanan bu stiller, kişilerin ilişkilerde yaşadıkları duygu ve davranışların belirleyicisidir. İlişkilerdeki hissedişlerini ve davranış repertuarlarını asıl belirleyen durum bağlanma stilleridir. Çünkü, bireyin ilk ilişki kurduklarıyla geliştirdiği örüntüler sonraki ilişkilerinde başvurduğu ana kalıpları oluşturur.
Güvenli Bağlanma
Güvenli bağlanma, hayata güvenle bağlanmış bireylerin ilişki stilini oluşturur. Bu bağlanma türüne sahip kişiler hem kendilerine hem de partnerlerine güvenirler. Onların ruhsal bağlanma metodu güvende hissetme üzerine kuruludur. Karşıdakini sebepsiz yere kaybetme korkularını yaşamazlar. Sürekli olarak tetikte yaşamazlar. Kaybetme endişeleriyle karşıdakine yapışıp kalma veya işgal etme davranışı içine girmezler.
İlişki içerisinde duygu ve düşüncelerinj korkmadan dile getirirler. Çünkü kendileri olduklarında karşıdakini kaybetme endişeleri yoktur. Güvenli bağlanma stili, bağlanma biçimleri içerisinde en sağlıklı ve olması istenen bağlanma stilidir.
Kaygılı Bağlanma
Kaygılı bağlanma biçimine bağlı insanlar, ilişki içerisinde genellikle onaylanmak isterler. Kesintisiz bir ilgi isterler. Partnerleriyle sürekli olarak bir bağlantı içinde olmak isterler. Bağlantının kesildiğini hisseder ve düşünürlerse hemen yapışmacı bir moda geçerler.
Onlar için partnerlerinin ilgi odağı olma ve kaybetme kaygısından, korkusundan uzak yaşama hayati durumlardır. “Terk edilecek miyim” düşüncesi zihinlerini sıklıkla meşgul eder.
İlişki içinde yaşanan bu korku ve kaygı bağlanma stilleri nedir sorusunu daha önemli bir yere taşımaktadır.
Kaçıngan Bağlanma
Kaçıngan bağlanma biçimine sahip bireyler karşıdaki kişiyle bağ kurmaktan ve duygusal olarak yakınlık hissetmekten kaçınırlar. Onlar için de terk edilme ortada kalma korkusu ve kaygısı mevzubahistir. Terk edilmemek ve o duygulara maruz kalmamak adına bir ilişkiye başlamak ve bağ kurmak onlar için tehlikeli bir durumdur.
Bu bireyler ilişki içinde yaralanmak ve ilişki sonrasında terk edilmeye maruz kalmama adına karşıdakine hep mesafe koyarlar. Tamamıyla kendilerini açmaları ve ilişkiye vermeleri zor bir durumdur. Dolayısıyla bu durum kişi için ilişki problemleri ortaya çıkarır.
Korkulu Bağlanma
Korkulu bağlanma stili hem yakınlık kurmayı ister hem de reddedilme endişesini yaşar. Karma bir şekilde ikili bir durumu içinde barındırır. Bir yanıyla ilişki kurmayı arzular diğer yanıyla ret yemekten korkar.
Bu bireyler ilişki içinde tutarlılıktan uzak bir seyir içinde olurlar. İlişkide gelgitler yaşanması muhtemeldir. Yaşanan sıkıntılar sağlıksız ilişki dinamiklerine zemin oluşturur.
Bağlanma Stilleri İlişkileri Nasıl Etkiler?
Bağlanma stilleri, kişinin yaşayacağı duygusal ilişkileri etkileyen en önemli durumdur. İlişki içindeki davranış ve duyguların zeminini oluşturur. Kişinin ilişkide nasıl bir hatta ilerleyeceğinin en önemli belirleyicisidir.
Örneğin, kaygılı bağlanma biçimine sahip kişi sürekli olarak bağlantıda kalmayı isterken, kaçıngan bağlanma stiline sahip biri mesafeli davranmayı seçer. Sağlıklı ilişki tablosundan uzak bu görüntüler ilişkide çatışmalara temel oluşturur.
İletişim Üzerindeki Etkisi
Bireyin partneriyle kuracağı iletişim şeklini de bağlanma türleri belirler. Güvenli bağlanma stilinin iletişim şekli açık ve şeffafken diğer bağlanma stillerine sahip bireylerin iletişim şekli daha kaotik ve komplekstir.
Duygusal Yakınlık
Bağlanma stilleri nedir sorusu duygusal olarak bağ kurmanın cevaplanmasına göre karşılık bulur. Çünkü en belirleyici parametrelerden biri duygusal olarak bağ kurmaktır.
Bağlanma Stilleri Değiştirilebilir mi?
Bağlanma stilleri değişir mi sorusu “evet” ile cevaplanabilir. Bireyin çocukluk yaşantısından getirdiği bu örüntü dinamiktir ve zaman içinde değişmeye ve dönüşmeye müsaittir.
Bireyin sonraki ilişkilerinde yaşayacağı güvenli bir ilişki zemini ve güvenli bağlanmış bir partnerle ilişki içinde olması bu durumu değiştirir. Bunun yanında ruhsal olarak bir destek almak gerekir.
Farkındalık Geliştirmek
Bireyin ilk önce kendi bağlanma stilini tanıması ve keşfetmesi gerekir. Bilmediği ve farkında olmadığı bir durumu kişinin değiştirmesi mümkün değildir.
Sağlıklı İlişkiler Kurmak
Güvenli bağlanma stiline sahip bireylerle kurulan ilişkileri kişinin bağlanma biçimini olumlu anlamda etkiler. Çocukluk yaşantısındaki ilk nesne ilişkileri prototopi değişmeye başlar.
Uzman Desteği
Psikolojik destek süreci, bağlanma problemleri sıkıntısı olan insanlar için son derece faydalı olmaktadır. Kişi, bu stile sahip olma nedenlerini görmeye ve onu dönüştürmeye başlar.
Sonuç
Özet olarak, bağlanma stilleri nedir sorusunun cevabı kişinin kendini ve ilişkilerini analiz edip anlamasıyla mümkündür.
Çocukluk hikayesinden gelen bağlanma stilleri, erişkinlik yaşantısındaki ilişkileri şekillendiren en önemli faktördür. Bu durum yaşam boyu size eşlik etmek zorunda değildir. İçgörü, sağlıklı bağlanmaya sahip bireylerle kurulan ilişkiler ve uzman desteği ile bu durumu değiştirip güvenli bağlanma stiline kavuşmak mümkündür.
Şunu unutmamanız gerekir, sağlıklı bir ilişki yaşamanın anahtarı sizin cebinizde. Bu anahtarı cebinizden çıkarmanın yolu kendinizi anlamaktan geçiyor.


