Van Koza Psikoloji logo

Toksik İlişkiler

İnsan sosyal bir varlıktır. Konuşmak, iletişim kurmak, ilişki içinde olmak, ilişki ağları örmek ve bütün bunları en üst düzeyde yapabilmek insanı diğer canlılardan ayıran temel özelliktir. Kurduğumuz ilişkiler ile hayata tutunuruz ve bunu çoğunlukla ihtiyacımız olduğu için yaparız. İlişkilerin bize birçok yönden iyi gelmesi gerekir. Hayat yorucu ve yıpratıcıdır. Yaptığımız işler, geçim sıkıntısı, yıpratıcı insanlarla temas kurma zorunluluğu, gelecek kaygısı, kişisel problemler, ailevi sorunlar… liste öylesine uzun ki. Bu yükler en sağlam omuzların bile taşıyamayacağı kadar ağır olabilir. İyi ve sağlıklı ilerleyen bir ilişki, bu yüklerin altında ezilmenin önüne geçer. Ama ya ilişki toksikse? Yani destekleyen ve insana kendini iyi hissettiren bir ilişki değil de zehirleyen bir ilişkiyse?

Her ilişkinin iniş çıkışları, artı ve eksileri vardır elbette. Sağlıklı işleyen ilişkilerde artıların ve çıkışların sayısı eksilerden ve inişlerden çok daha fazla iken toksik ilişkilerde eksilerin sayısı artıları görünmez kılacak kadar çok olur. Bireye zaman içinde nefes alacak alan bırakmayan; ruhsal, duygusal, psikolojik ve biyolojik yönden yıkıcı olan ilişkiler toksik ilişkilerdir.

Toksik İlişkinin Belirtileri ve Özellikleri Nelerdir?

Her ilişki bazı beklentilerle başlar. Bu beklentiler; duygusal boşluğu doldurma, ruhsal doygunluk, iletişim kurarak hayatı paylaşma gibi insani beklentilerdir. Kimi zaman her iki taraf da ilişkiden sağlıklı beklentilerini korumasına rağmen belki iletişim kanallarını kaybetmeleri, belki de gerçekten aynı frekansta buluşacak insanlar olmadığı için ilişki zaman içinde iki tarafa da zarar verecek toksik bir ilişkiye dönüşür. Ama çoğu zaman taraflardan birinin ilişkiyi bazen bile isteye bazen istemeyerek toksik bir noktaya götürdüğünü görürüz. Bu kişilere de toksik sevgili demek pek de yanlış olmaz. Şimdi toksik ilişkilerin ve toksik sevgililerin özelliklerine bakalım:

  • İlişkide hep veren taraf olmaya başladıysanız ilişkiniz sizi zehirliyordur. Sağlıklı ilişkilerde fedakarlık yapmak her iki taraf için yükümlülüktür. Ama fedakarlığı sadece siz yapıyorsanız, bunu artık kanıksamış durumdaysanız, daha da kötüsü karşı taraf da bunu kanıksamış ve üstüne daha çok şey bekliyorsa sizden geçmiş olsun, ilişkiniz toksik ilişkidir.
  • Kendinizi, fikirlerinizi, duygularınızı, isteklerinizi değersiz görüyorsanız ilişkiniz sizi zehirliyor demektir. Toksik sevgilinin en belirgin özelliklerinden biridir değersiz hissettirme. Sanki hayatınızda o var olduğu için siz değerlisiniz. Sanki o olmazsa size dair her şey kıymetsizmiş gibi davranıyor ve konuşuyorsa hayatınızdan atmanız gereken toksik biri var demektir.
  • Devamlı manipüle ediliyorsanız, aşağılayıcı bir yaklaşıma maruz kalıyorsanız, fikirlerinizi alaylı bir dille karşılıyorsa ilişkiniz size zarar veriyor demektir.
  • Karşılıklı güvensizlik var ise, eşiniz ya da sevgiliniz kıskançlık krizlerine giren biriyse zehirli bir ilişkiniz var demektir.
  • İlişkiniz sevgi, saygı, şefkat, ruhsal dinginlik gibi duygularınızı değil; endişe, korku, stres, öfke, huzursuzluk, ruhsal ve biyolojik yorgunluğunuzu besliyorsa toksik bir sevgiliniz ve ilişkiniz var demektir.
  • Sizi desteklemiyor ve sizinle ilgili kararlarda bile baskın olmaya çalışıyorsa ilişkide zehirlenen taraf sizsinizdir demektir.
  • İlişkinin başındaki beklentileriniz değiştiyse, artık çok küçük şeylerle mutlu olmaya çalışıyorsanız, mutlu olmak için kendinizi zorluyor ve buna bahane aramanız gerekiyorsa, partnerinizin verdiği küçük şekerlemelerle avunuyorsanız zehirli bir ilişkiniz var demektir.
  • Beraber bir hayatı paylaşan aktörler değil onun hayatında sadece bir figüran olduğunuzu hissederseniz, size sınırlı bir manevra alanı sunuluyorsa ve bununla yetinmeniz gerektiği telkinlerine maruz kalıyorsanız acilen bu toksik ilişkiden kurtulmalısınız demektir.

Zarar Verdiğini Bile Bile Neden Devam Ederiz?

Çünkü zehirlenmişizdir. Zehrin etkisinde doğru karar veremeyiz. Şimdi bu zehirleri ve bizde bıraktığı etkileri yazalım:

  • İlişkiler emek ister. Yukarıda bahsettiğim gibi her ilişkinin artı ve eksileri vardır. Elbette bazı eksiler karşılıklı emekle artıya dönüşebilir. Fakat toksik ilişkilerde, özellikle uzun zaman süren toksik ilişkilerde, zehirlenen birey ilişkiye verdiği emeğe üzülüp bunu bitirmek istemez.
  • Hala düzelebileceğine dair büyük umutlar taşıyıp karşı tarafın verdiği küçük mutluluk ve sevgi kırıntılarını düzelme belirtilerinden saymak ilişkiyi bitirmenin önüne geçer.
  • Karşı tarafı değil, kendini kusurlu ve suçlu saymak, aslında hatanın kendisinde olduğunu düşünmek en büyük zehirlenmişlik örneğidir. Bütün aşağılanmaları, değersiz görülmeleri, yok sayılmaları kanıksamak demektir. ‘Ben büyütüyorum, o kadar problem olacak bir durum yok’ yaklaşımı bitirmenin önüne geçer.
  • Her ilişki bittiğinde psikolojik, duygusal bir travma ve boşluk bırakır ardında. İlişkinin bitmesinden sonra oluşacak enkazı kaldırma gücünü kendinde görememek de ilişkiyi bitirmenin önüne geçer.
  • ‘Bir daha aynı ilişkiyi kuramam’, ‘bir daha beni kimse böyle sevemez’ korkusu bitirmenin önüne geçer. Kişiliğimizi güçlü kılacak duygusal, ruhsal ve psikolojik donanımları güçlendirmek çok önemlidir. Bizi manipüle edecek ve kendine muhtaç kılacak insanlara karşı donanımlı olmalıyız.
  • Zehirlenmesine rağmen zehirleyen kişiye karşı merhamet bitirmenin önüne geçebilir. İlişkiyi bitirdikten sonra onun yaşayacağı problemleri kendi mevcut sorunlarından daha çok düşünmek patolojik merhamettir.
  • Özellikle evliliklerde bitirmenin önüne geçen çok sebep olabilir. Varsa eğer çocukların varlığı gibi zorunlu sebeplerin dışında aynı zamanda çevre baskısı da bitirmeyi engeller.

Toksik İlişkiden Kurtulurum?

Her şeyden önce toksik ilişkide olduğunu ve zehirlendiğini kabullenmek gerek. İlişkinin artı ve eksileri üzerine detaylı düşünüp sizi ilişkide nelerin tuttuğunu bulmanız gerek. Gerçekten ilişkiden ne beklediğinizi kendinize sormanız gerek.

En yakın arkadaşlarınıza konuyu açmaktan ve size gerçekten iyi geleceğini düşündüğünüz insanlardan fikir almak iyi gelecektir. Bazen ters gitmesine rağmen ilişkinizdeki çarpıklığı siz göremeyebilirsiniz, çünkü o sizin gerçekliğiniz olmuştur artık.

Profesyonel destek almak gerekiyorsa psikoterapistlere danışmaktan çekinmeyin. Ruhsal ve psikolojik donanımlarınızı geri kazanmak size iyi gelecektir.




NOT: Bu makale ve sitemizdeki diğer tüm içerikler bilgilendirme amacı ile hazırlanmıştır. Tıbbi bir tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sitedeki bilgiler ışığında bir ilaç tedavisine başlanması veya sonlandırılması kesinlikle önerilmez. Tanı ve tedavi gerektiren durumlar için mutlaka bir tıp hekimine başvurunuz. Bu makale ve sitemizdeki diğer tüm içerikler Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına aykırı sayılabilecek ilan ve reklam yapma amacı taşımamaktadır.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Diğer Makaleler

Uyku Ve Uykusuzluk

Uyku, gün boyu yıpranan vücudumuzun ve sinir sistemimizin,  yenilenmesi ve onarılması için yaşamımızın üçte birini kapsayan bir dönemi

Devamı »