Van Koza Psikoloji logo

Duygusal İlişkilerimizde Denge

İnsan, sosyal bir varlık olduğu kadar bireyselliği de ön planda olan bir varlıktır. Diğer bireylerle kurduğumuz duygusal ilişkiler bireyselliğe zarar verecek boyutlara ulaşabilir. Duygusal, zihinsel hatta biyolojik olarak ‘SOS’ verebiliriz. Bu durum da başka bir şeyi değil yine ilişkimizi zedeler. Yani kendimizi bir kısır döngünün içinde bulabiliriz.

Duygusal ilişkilerimizde bireyselliğimize zarar verecek en vahim durum belki de bağımlılıktır. Konuya derinlemesine giriş yapmadan önce şu farkı önce anlayalım; ‘bağlılık’ ve ‘bağımlılık’ tamamen farklı kavramlardır. Bağlılık, aidiyet kavramını içinde barındırsa da bireyselliğin, kişiliğin, karakteristik özelliklerin ve bağımsızlığın korunduğu bir durumdur. Fakat ‘ben onsuz asla yapamam’, ‘sensiz dünya bana zehir’, ‘sensiz yaşayamıyorum’, ‘her anım seninle geçsin istiyorum’, ‘onsuz hiçbir karar alamam’ gibi sözler bağımlılığın göstergesidir. Yeri geldiğinde bağımsız da olabilme, bağımlı bireyler için zor hatta kimi zaman imkansız olabilmektedir. Kendine ait kararların, tercihlerin, hataların, sevapların, günahların olmamasıdır.

Duygusal ilişkiler ve duygusal ilişki kurulan bireyler, bizleri rahatlatmalı ve mutlu etmelidir. Bağımlı ilişki kuran bireylerde de ilişkinin başlarında her şey gayet güzel gidebilir. Fakat zaman ilerledikçe bazı problemler kendini göstermeye başlar. Bağımlı ilişki örüntüsü olan birey artık sadece karşı taraf için yaşamaya ve onu mutlu etmeye odaklanır. İşin tuhaf kısmı, karşı taraf da çoğunlukla bu durumdan mutlu olmaz ve bu ilişki iki tarafa da zarar vermeye başlar. Bağımlı birey git gide özgüvenini ve öz saygısını yitirmeye başlar. Çünkü bu durumdan kendini alıkoyamaz ve bu bağımlı ilişkinin içinde debelenip durur.

Bağımlı ilişki içinde olan bireyin çok sevdiği ve değer verdiği için bunu yaptığını düşünebiliriz. Ama gerçek böyle değildir. Aslında onsuz olma, hayatından çıkarma ve terkedilme endişesi bunun en büyük sebebidir. Öyle ki bağımlı olduğunu gören ve kabul eden birey her ne kadar bu durumu düzeltmeye çalışsa da bunu yapmakta çok zorlanır. Çünkü az önce söylediğim gibi ondan ayrı olma korkusu bunun önünde çok büyük bir engeldir.

İlişki İçinde Neden Partnerimizi Boğarız

Bebeklikte ve erken çocuklukta yaşanan bazı duygusal travmaların etkisi çok büyüktür. Anne ile ya da diğer bakıcılar ile yaşanan bazı problemler buna sebep olabilir. Güvenli ilişkinin kurulmamış olması, terkedilme korkusu ve duygusal yoksunluk gibi durumlar bunu besleyebilir.

Önceki ilişkilerde yaşanan birtakım olumsuz deneyimler, mevcut ilişkilerin dinamiklerini etkileyebilir. Karşılıklı güvenin sağlanmamış olması, ilişkiyi ve karşı tarafı manipüle edecek talep ve söylemlerde bulunmak bireyleri bağımlı hale getirebilir.

İlişkide Partneri Boğma Belirtileri

  • Partnerini, eşini bunaltmak ve diğer insanlarla iletişim kurmasına tahammül edememek,
  • Hayatının merkezine onu koymak ve bireyselliğini, karakterini, beklentilerini, hayallerini, arzularını ikinci hatta üçüncü plana atmak,
  • Sıkışmış ve bunalmış hissedip buna çözüm bulamamak,
  • Diğer insanlardan izole olarak beraber çok fazla ama kalitesiz zaman geçirmek,
  • Küsüp barışma ya da ayrılıp bir araya tekrar gelme süreçlerini çokça yaşama,
  • Partnerine karşı sürekli borçlu hissetme; ona karşı hep alttan alma,
  • İlişkiyi bitirmenin daha doğru olduğunu bildiği halde bitirememe
  • Ondan ayrılma endişesinin hayat kalitesini etkileyip; yeme-içme, uyku gibi biyolojik ihtiyaçları giderme konusunda problem yaşamasına neden olma.

İlişkide Boğan Taraf Siz iseniz..

  • Sizi sadece ilişkinizin ve partnerinizin mutlu etmediğini kendinize gösterin. Anne, baba, kardeşler, arkadaşlar ile geçirdiğiniz zamanı arttırmaya çalışın. Zamanla bu fikre daha çok ikna olacaksınız.
  • Yalnız vakit geçirmeye alışın. Kendinizle baş başa kalıp sizi mutlu eden aktiviteler yapın.
  • Yeterliliğinizi geliştirecek ve farklılığınızı arttıracak şeyler yapın. Spora başlama, dil öğrenme, bir enstrüman çalmayı öğrenme, herhangi bir hobi kursuna gidin.
  • Onsuz bazı kararlar alıp bazı işleri halletmeye çalışın.
  • Bağımlılığınıza neden olan olay ve olgular üzerine kafa yorup bunu kendi içinizde halletmeye çalışın. Bu konuda profesyonel desteğe ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız bir psikoterapistten yardım alın.

İlişkide Boğan Taraf Partneriniz İse..

Partnerinizin sınırları olmadığını unutmayın. Vaktinizden, eforunuzdan, enerjinizden, duygunuzdan, düşüncenizden ne kadar verirseniz verin bunun ona yetmeyeceğini bilin. Bunun için sınır çizmekten korkmayın ve bu konuda kesinlikle kararlı ve tutarlı olun.

O bir pervane değil, siz de bir kelebek değilsiniz. Bunu asla unutmayın. Kendinizi onun etrafında dolanarak tüketmeyin. Bir birey olduğunuz gerçeğini asla kaybetmeyin.

Her çağırdığında, her istediğinde yanında bitmek zorunda değilsiniz, olmamalısınız da. Bu durum size bağımlılığını gittikçe arttıracaktır.

Farklı rolleriniz olduğuna önce kendinizi sonra onu ikna edin. Bunu ona sık sık anlatmaktan ve sonuç alana kadar tekrarlamaktan bıkmayın. Aynı şekilde onun da farklı rolleri olduğunu ve sorumluluklarını yüklenmesi gerektiğini ona sık sık söyleyin.

Onu sizden yoksunlukla ve ondan ayrılmakla tehdit etmeyin. Bu işleri kolaylaştırmayacağı gibi daha da güçleştirecektir.

Profesyonel desteğe ihtiyacınız olduğunu düşündüğünüz anlarda psikoterpistten yardım almaktan çekinmeyin.




NOT: Bu makale ve sitemizdeki diğer tüm içerikler bilgilendirme amacı ile hazırlanmıştır. Tıbbi bir tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sitedeki bilgiler ışığında bir ilaç tedavisine başlanması veya sonlandırılması kesinlikle önerilmez. Tanı ve tedavi gerektiren durumlar için mutlaka bir tıp hekimine başvurunuz. Bu makale ve sitemizdeki diğer tüm içerikler Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına aykırı sayılabilecek ilan ve reklam yapma amacı taşımamaktadır.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Diğer Makaleler

Aile İçi İletişim ve Çocuk

İletişim; ikili ilişkilerimizden iş ortamına, küçük bir topluluktan büyük kitlelere, tamamen yabancısı olduğumuz gruplardan aynı çatıyı paylaştığımız ailemize kadar

Devamı »

Günlük Yaşamda Kaygı

                Kaygı hayatımızın bir parçasıdır ve bizler korku, gerginlik ve stresle bir anlamda yaşamayı öğreniriz zamanla. Belirli düzeyde

Devamı »