Van Koza Psikoloji logo

Aile İçi İletişim ve Çocuk

İletişim; ikili ilişkilerimizden iş ortamına, küçük bir topluluktan büyük kitlelere, tamamen yabancısı olduğumuz gruplardan aynı çatıyı paylaştığımız ailemize kadar hayatın her anı ve yerinde ihtiyacımız olan önemli bir olgudur. Kurduğumuz iletişimin kalitesi; hem bireysel hem de sosyal anlamda ruh sağlığımız, neşemiz, yaşam motivasyonumuz, başarılarımız, davranışlarımız, alışkanlıklarımız gibi birçok yönden bizleri etkiler. Bu yazıda aile içi iletişimi, anne-baba ve çocuk ekseninde birçok yönden irdelemeye çalıştım.

Aile İçi İletişim Neden Önemli?

Bütün anne-babaların arzusu; evlatlarının her anlamda sağlıklı bireyler olmasıdır. Çocuk, fiziksel gelişimini tamamlarken aynı zamanda dil-lisan becerileri de iyi bir noktaya erişsin; sosyal bir birey olmanın yanı sıra duygusal olgunluğa sahip olsun; zihinsel süreci sağlıklı ilerlerken davranışlarını da kontrol edebilen bir birey olsun istenir. Bütün bunlar, sağlıklı iletişimin olduğu aile ortamı ile mümkün olur. 

Anne-babanın gebelik döneminden itibaren kurduğu iletişimin niteliği birinci dereceden çocuğu etkiler. Öyle ki gebelik döneminde gergin ve stresli olan, yaşadığı bu gerginlik ve stresi eşiyle sağlıklı bir şekilde paylaşamayan anne adayının bedenindeki biyolojik değişiklikler, bebeği önemli ölçüde etkiler. Gebelik döneminde yaşanan bu tür durumlar gelişimsel bazı problemleri de beraberinde getirebilir. Van psikolog ve Van pedagog, Van çocuk psikoloğu kapsamında hizmet verdiğimiz danışan öykülerini incelediğimizde yukarıda ifade edilen problem durumlarıyla karşılaştığımızı söylememiz mümkün

Dünyaya geldikten sonra, evde sevgi ve saygı ile mayalanmış bir etkileşimle karşılaşan çocukla, bundan mahrum bir ortama doğan çocuğun gelişimi kesinlikle aynı olmaz. Konuşurken sakin, mutlu olan, uzun ve detaylı cümleler kuran insanların olduğu evde, çocuk daha mutlu olur. Öfkeli, stresli, her şeyi kestirircesine kısa sözlerle anlatan insanların olduğu evde, çocuk mutsuz olur ve öğreneceği iletişim dili de yanlış olur. 

Oyun çağında ve okul döneminde akranlarıyla ilk etkileşimleri daha sağlıklı olan çocuklar; aile içinde kendini iyi ifade edebilen, değerli olduğunu hisseden, duygusal olgunluğa erişmiş çocuklardır. Bu özelliklere sahip çocukların ev ortamlarının en belirgin ortak özelliği, aile içi iletişimin iyi olmasıdır. 

Aile içi iletişim sadece erken çocukluk dönemine kadar değil; ergenlik döneminde, üniversite çağlarında ve hatta erişkinlik dönemlerinde önemlidir. Örneğin önemli kilometre taşlarında doğru kararlar verebilmek bazen arkadaşlardan, eş dosttan veya aileden yardım almayı gerektirebilir. Doğru iletişim kanallarına sahip aileler, hayatın keskin virajlarını alırken daha fazla çocuklarının yanında olabilirler. 

Aile İçi İletişimi Güçlendirecek Nüanslar

• Ev içinde herkesin söz hakkının olması gerekir. Alınacak kararlar ve yaşanabilecek problemlere dair bütün çözüm önerilerinin dinlendiği ortamlar yaratılmalıdır.

• Herkesin söz hakkı değerli olmalıdır, demokratik bir aile ortamı herkese kendini değerli hissettirecektir. 

• Doğru üslup ve usturuplu tutumlar herkese iyi gelecektir. Sevgi ve saygı çizgileriyle çizilen çerçevede söylenen sözler evi mutlulukla doldurur.

• İyi bir dinleyici olmaya çalışın. Eşinizin veya çocuğunuzun söylediklerine gerçekten kulak verin. Sözlerinizle onu dinlediğinizi ve önemsediğinizi belirtin. 

• Karşınızdakini olduğu gibi kabul edin. Eşiniz veya çocuğunuzu olmak istemedikleri, olamayacakları kişilere çevirmeye çalışmayın.

• Olaylara eşinizin ya da çocuklarınızın gözünden bakmaya çalışın. Empati kurarak onu anlamaya çalışın.

• Yaşanan olayları açıklarken yalın dil kullanın. Açık şekilde, abartısız ifade edin.

• Bütün ailenin katıldığı, herkesin parçası olduğu aktiviteler düzenleyin. Beraber keyifli vakit geçireceğiniz oyunlar oynayın. 

• İletişimi baltalayacak kırıcı ve önyargılı ifadelerden uzak durun.

• ‘Anne’ ve ‘baba’ olmanın otoriterliğine sığınarak birbirinizi ya da çocuklarınızı sindirmeyin. Karşınızdaki kim olursa olsun kendini kendisi olarak ifade edebilmeli.

• Eşiniz ya da çocuğunuz, o an size çok mantıksız gelen bir şey söyleseler bile bunu alaycı ve aşağılayıcı ifadelerle karşılamamanız çok önemlidir. 

• Eşinize ya da çocuğunuza karşı yaptığınız hatalarda özür dilemeyi bilmelisiniz. Sizin de hata yapabileceğinizi, yanılabileceğinizi bilmeleri ve bunu kabul ettiğinizi görmeleri bilmeleri çocuklarınızın nezdinde kredinizi yükseltecektir. 

• Çocuklarınızın iletişim dilinin etkinliğine yardımcı olun. Hangi yaşta olursa olsun bazı duygularını ve düşüncelerini tam olarak ifade edemeyebilirler. Bu durumu kendinize göre şekillendirmek yerine sabırla onu dinleyip daha iyi ifade etmesini sağlamalısınız. 

• İletişim aslında büyük ölçüde söylediklerimiz değil, söylemediklerimizdir. Bakışlarımızla, jestlerimizle, gülümsememizle, somurtmamızla aslında çok şeyi şekillendiririz. Bütün bunları hangi şekilde yansıtacağımız tamamen bizlerin elinde.




NOT: Bu makale ve sitemizdeki diğer tüm içerikler bilgilendirme amacı ile hazırlanmıştır. Tıbbi bir tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sitedeki bilgiler ışığında bir ilaç tedavisine başlanması veya sonlandırılması kesinlikle önerilmez. Tanı ve tedavi gerektiren durumlar için mutlaka bir tıp hekimine başvurunuz. Bu makale ve sitemizdeki diğer tüm içerikler Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına aykırı sayılabilecek ilan ve reklam yapma amacı taşımamaktadır.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Diğer Makaleler

Aile İçi İletişim ve Çocuk

İletişim; ikili ilişkilerimizden iş ortamına, küçük bir topluluktan büyük kitlelere, tamamen yabancısı olduğumuz gruplardan aynı çatıyı paylaştığımız ailemize kadar

Devamı »

Günlük Yaşamda Kaygı

                Kaygı hayatımızın bir parçasıdır ve bizler korku, gerginlik ve stresle bir anlamda yaşamayı öğreniriz zamanla. Belirli düzeyde

Devamı »