Duygusal Yeme Alışkanlığını Anlamak ve Sağlıklı Şekilde Yönetmek
Günlük hayatın içinde insan birden fazla duyguyu deneyimler. Üzüntü, korku ve kaygı gibi. Bu duyguların zorlayıcı olduğu zamanlarda insanlar bu duygularla başa çıkma adına yiyeceklere yönelirler. Duygusal yeme alışkanlığı, kişinin açlık hissi hissetmemesine rağmen zorlayıcı duyguları devre dışı bırakmak ve bastırmak adına bu eyleme yönelmesidir. Böylece bu davranış kısa vadede kişiye geçici bir rahatlama sağlar ve kendini iyi hissetmesine yardımcı olur. Ancak uzun vadede hem fiziksel hem de psikolojik açıdan çeşitli olumsuz sonuçlar ortaya çıkar.
Duygusal Yeme Nedir?
Duygusal yeme, bireyin fizyolojik yoksunluk ihtiyacından ziyade duygusal anlamda hissedilen boşluk hislerini yatıştırmak için başvurulan bir eylemdir. Örneğin iş yaşamında ve özel hayatta hissedilen birtakım zorlayıcı duygular insanların bu eyleme yönelmesine neden olmaktadır. Örneğin stres ve kaygının hissedildiği zamanlarda bireyin atıştırmalıklara yönelmesi ya da yalnızlık hissinin ağır bir şekilde hissedildiği zamanlarda tatlı ve şekerli yiyeceklere yönelmesi duygusal yeme davranışlarına örnek oluşturur.
Duygusal Yeme Alışkanlığının Sebepleri
Stres ve Kaygı
İnsan stres altına girdiğinde vücut yoğun şekilde kortizol hormonu salgılar. Bu yoğun salgılanma beraberinde iştahın açılmasına neden olur. Böylelikle kişi, yüksek kalorili besinlere yönelerek bu duygunun yoğunluğundan kurtulmaya çalışır.
Çocukluktaki Deneyimler
Çocukluk yaşantısında yiyeceklerin yatıştırıcı bir fonksiyonla çocuklara verilmesi bu durumun ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Çünkü, bir alışkanlık örüntüsü gibi yetişkinlik yaşamında da bu bireyler kötü bir duyguya maruz kaldıklarında hemen yiyeceklere yönelirler.
Yalnızlık ve Boşluk Hissi
Bireyin sosyal beslenme kaynaklarının yetersiz olması sebebiyle hissettiği yalnızlık duygusu ve boşluk hissi bu eylemin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu duyguların köken olarak çocukluk yaşantısına dayandığı gerçeğini de görmezden gelmemek gerekir.
Ödül Mekanizması
Yaşam içerisindeki alışkanlıklardan olan ödüllendirme eylemi de bu duruma neden olur. Bireyin her başarıda yiyecekleri bir ödül olarak görmesi gibi.
Duygusal Yeme ile Fizyolojik Açlık Arasındaki Farklar
• Fizyolojik açlık süre açısından yavaş yavaş ortaya çıkar. Bireyin yiyecek elde etmesiyle bu durum biter.
• Duygusal açlık aniden ve yoğun bir şekilde ortaya çıkar, kişiyi doğrudan belirli yiyeceklere yönlendirir. Bu süreçte kişi genellikle belirli tatlara karşı güçlü bir istek hisseder. Tatlı ve fast food tarzı yiyecekler buna örnektir.
• Fizyolojik açlıkta kişi yemek yedikten sonra doyum hisseder ve açlık yatışır. Ancak duygusal açlıkta kişi yiyeceğe ulaşsa bile bu his devam eder ve tatmin oluşmaz.
Başa Çıkma Yolları
Duyguları Fark Etmek
Bireyin yeme eylemine geçmeden önce gerçekten açlık hissiyle mi bu eyleme yöneldiği yoksa zorlayıcı bir duygunun etkisinde kalarak yöneldiğini fark etmesi önemlidir. University Health yazısında belirtildiği gibi farkındalıkla, bedenin gerçekten beslenmeye ihtiyacı olup olmadığını anlamak için fiziksel açlık sinyallerine kulak verin.
Alternatif Başa Çıkma Yöntemleri
Yeme isteği ortaya çıktığında kişi müzik dinlemeyi tercih edebilir, yürüyüşe çıkabilir. Ya da sosyal bir ortama katılabilir. Bu tür seçimler, duygularla başa çıkmak için etkili alternatif yöntemler sunar.
Sağlıklı Yiyecekleri Tercih Edin
Duygusal açlığın baskın olduğu zamanlarda yoğurt, meyve veya kuruyemiş gibi yiyecekler tercih edilebilir. Bu durum sağlıklı bir beslenme için de önemli bir adım olacaktır.
Düzenli Öğün Alışkanlığı
Kişinin, gün içindeki yemek öğünlerini atlaması duygusal yeme ihtiyacını ortaya çıkaracaktır. Gün içindeki öğünleri atlamamak ve dengeli beslenmek bu eylemle baş etmek adına önerilmektedir.
Profesyonel Desteğe Başvurmak
Bu eylemin altındaki psikolojik nedenleri daha iyi analiz etmek ve durumu kontrol altına almak adına psikolog desteğine başvurulabilir veya bir diyetisyen yardımı da alınabilir. Bu konuda geniş bilgi için Van Uzman Psikolog yazımıza göz atabilirsiniz.
Duygusal Yeme Alışkanlığının Zararları
- Kontrolsüz yeme davranışı zamanla aşırı kilo artışına yol açar.
- Kişi yeme sonrasında pişmanlık ve suçluluk duyguları hisseder.
- Bu süreç bireyin özgüveninde belirgin bir düşüşe neden olur.
- Uzun bir zaman dilimi içerisinde yeme bozuklukları gelişme riski artar.
Sonuç
Duygusal yeme alışkanlığıyla başa çıkma noktasında kişinin, hissettiği duygularını fark edip adlandırması, alternatif yolları öğrenmesi ve eyleme koyması ve aynı zamanda dengeli beslenme alışkanlığı kazanması son derece önem arz etmektedir. Yeme eylemi bireyin duygularını törpüleyen bir yöntem olmamalıdır. Kişi, süreç içerisinde tüm yöntemlere başvurmasına rağmen bu problemin üstesinden gelemiyorsa profesyonel bir desteğe başvurabilir. Unutmayın, uzun vadede ruhunuzdaki çatlakları yiyeceklerle dolduramazsınız ancak profesyonel bir hizmetle bunun üstesinden gelebilirsiniz.


